Begin typing your search above and press return to search. Press Esc to cancel.

Minimalizm Akımı


Herkese merhabalar,



Çok uzun zamandır minimalizm akımı başladı her blogger/youtuber bu konuyla ilgili içerikler üretmeye de başladı. (şuan da buna bende dahilim) Bu akım Türkiye’de yeni yeni uygulanmaya (sosyal medyada) başladığından beri çeşitli mecralarda araştırmalar yaptım. Yazılan yazıları okudum, videoları izledim, kaynakları inceledim. Bu akımı taktir ettim ve hoşuma gitti… Zaten bu sebeple bu başlığı oluşturuyorum. Öyle araştırmalar yaptım ve bu konunun üzerinde durdum ki gözlemlediğim kadarıyla tez bile oluşturdum J


Şöyle ki; youtube/blogger/instagram camiasında herhangi bir dalda bir şeyler paylaşan kişiler. Satın almaktan ve tüketmekten yoruldu. Makyaj blogum olduğu için makyaj üzerine değinerek örnek vereceğim.

Nude ruj…  MAC kinda sexy meşhur oldu. Hemen gittik onu aldık. Mac den sonra Maybelline nude ruj üretti gittik onu aldık. Essence üretti koşarak denedik, pastel çıkardı anında aldık, golden rose velvet matları çıkardı hemen onu sevdik aşık olduk bağlandık en iyisi bu dedik kinda sexy üzünden birkaç tane nude ruj aldık. wet n wild ülkemize geldi bu rujların neredeyse her rengi Mac muadili dedik gratisteki stokları bitirdik. 

Aldık,aldık,aldık… 

Markalar üretti biz yeni diye satın aldık. Sadece ruj için değil üretilen her ürünü satın almaya başladık. Yeni satın aldığımız ürünler kozmetik için ayırdığımız alana sığmamaya başladı makyaj organizeleri çıktı onları aldık. Onlarda yetmedi odamız da (maddi imkanlarımıza göre) daha fazla kozmetik için alan açmaya başladık.

Ve artık yorulduk. Hevesimiz kalmamaya başladı, alanımızı büyüttükçe alanımız daraldı, gözümüz yoruldu, cebimiz yoruldu. Ve sonu gelmeyeceğini anladık. Şimdi özellikle sosyal medya da bir çok kişi yıllardır severek oluşturduğu koleksiyonlarını azaltmakta ve kendine ben minimalist olabilirim ve bu şekilde yaşabilirim artık tüketmeyeceğim diye söz vermekte.

Benim oluşturduğum tez bu şekilde. Sakın yanlış anlaşılmasın asla eleştirmiyorum. Çünkü yorulan ve sıkılan kişileri haklı buluyorum. Üstünde durmak istediğim konu minimalizm konusunun yanlış yorumlanması.

İlk olarak kullanmak istemediğiniz, kullanmadığınız ve kullanmayacağınız ürünleri satabilir,bağışlayabilir veya çöpe atabilirsiniz. Takdir sizin! Bu işlem yaşam alanınızı ferahlatmak ve hayatınızı temel parçalar üzerinden devam ettirmek için yapılıyor. Bu felsefenin de temel anlamı 
AZ VE ÖZ olması… Ayrıca bize sosyal medya dünyasında gösterilen kısımda buraya kadar. Fazlalıklar elden çıkartılıyor. Bundan sonra alışveriş yapmayacağım söz! Deniliyor post orada bitiyor J
Peki ya bundan sonrası…

Yazımın başında söyledim ya, bu akım benim hoşuma gitti hatta bu konu üzerine çok uzun zaman önce bir yazı hazırlamıştım ancak yayımlamadım. Çünkü o hazırladığım yazı sayesinde sadece akıma ayak uydurduğumu fark ettim. Bu felsefenin mantığını anladıktan sonra hayatıma katmak oldukça zaman aldı.

Sahip olmayı çok istediğim veya ihtiyaç duyduğum bir şeyler varsa yine satın alıyorum. Ama gereksiz yere para harcamıyorum. Yine örnek vereceğim nars orgasım allığını almayı uzun zamandır istiyordum. Satın almak için sephora mağazasına girdim ve tam kasaya giderken şunu fark ettim benim zaten bu allığa muadil olarak gösterilen the balm hot mama allığım var. Aynı rengin aynı işlev gören bir ürünün daha pahalısına gerek var mı? Tabi ki de yok. Bıraktım ve şuanda nars orgasım almak gibi bir isteğim yok eğer alsaydım dünyanın en mutlu insanı da ben olmayacaktım.

Başka bir örnek… aydınlatıcıları inanılmaz seviyorum evde 7-8 tane pahalı ve uygun markalara ait farklı renklerde aydınlatıcım var hepsi benim isteğimi yerine getiriyor. MAC yeni bir aydınlatıcı çıkarttı mutlaka görmüşsünüzdür sanıyorum ki Extra Dimension Skinfinish serisinden bir aydınlatıcı her koleksiyon ürünü gibi beni cezp etti ve makyaj masamdaki aydınlatıcılara baktım satın alsam 3-5 kullanımdan sonra bir kenarda duracağını kendime anlattım J ve tabiî ki doğru olanı yaptım…

Bunlar gibi birkaç olay daya yaşadıktan sonra hayatımda değişen şeyleri düşündüm. O ürünleri satın almayınca hayatımda boşluk olmadığını herhangi bir zarara uğramadığımı görünce doğru yolda olduğumu da gördüm. Ve daha önce hayat kalitemi azalttığımda yüzüme acımasızca çarptı… Daha az konsere, tiyatroya gittiğimi, tatillerimi ertelediğimi ve total de düşünürsek geleceğim için yapmak istediğim şeyleri uzun vadede küçük ve gereksiz şeylerle ertelediğimi gördüm. Zaten en acısı da bu oldu.

Şunu da hatırlatırım ki, her indirim zamanında alışveriş yapmasam da her çıkan ürünü koşarak almasam da dönemsel olarak popülerlik sağlayan şeyleri blogumda bulundurmasam da beni takip eden seven insanlar var. Ve sizi seven insanlarda olacak. Her indirim zamanında alışveriş yazısı yazarak blogger olunmuyor. Doğru içerik, farklı ve özgü yazılar ile blogger olunuyor.

Küçük bir not: tabiî ki alışveriş yapıyorum ama artık uzun vadede düşünerek satın alıyorum. Gereksiz olan fazlalık olacak hiç birşeye hayatımda artık yer yok. 

Blogumdaki en uzun yazı bu oldu. Umarım ki sıkılmadan okuyabilirsiniz. Tabiri caiz ise cürç-i lisan ettiysem affola…

Sevgilerimle,

Ecem

8 yorum:

  1. Bende deli gibi makyaja paralar yatıran biri değilim dediğin gibi az ve öz en güzeli. Fazla alıp kenarda duracağına ihtiyacım kadar alıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en dogrusu kesınlıkle :) aksini yapınca herşeye zararlı oluyor :)

      Sil
  2. Bu aralar herkes bu akıma yönelmiş durumda gerçekten, tabi ki başı makyaj bloggerları çekiyor çünkü evde koyacak yer kalmadı :)) Bende ürünleri azaltmaya başladım, yılbaşı indirimi yaklaşırken kendimize hakim olabiliriz umarım :)Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. alışveriş odaklı bloglar olduğu için sürekli ürünler artıyor ve kullanılmadan bir çoğu bozulabiliyor ne yazıkki :) kesinlikle uzak durmalıyız indirimler sevgilerimle :)

      Sil
  3. cok tatlı bır blogunuz var bende beklerım:)

    YanıtlaSil
  4. Merhaba :) Blogunuzu yeni keşfettim ve hemen katıldım. Sizide bloguma beklerim www.nurundelidolublogu.tk

    YanıtlaSil